Haber niteliğinden çok bir köşe yazısı olarak görebilirsiniz bu yazıyı. Bir köşe yazarının kaleme aldıklarına cevap. Açılım şart köşe (ve bugün pislik siyaseti) yazısında terörün manevi boyutlarının yanında çok daha fazlasıyla maddi boyutlarını aktarmış. Türkiye nin 30 yıllık terörle mücadele ettiği dönemde kimilerine göre 600 milyar dolar, kimilerine göre de 300 milyar dolar para harcamışız. Rakamlar o kadar önemli değil. Ne yani kendimizi savunmasamıydık.
Ama gelin biz A-KE-PE nin iktidar olduğu dönemin bilançosuna bir bakalım isterseniz.
Bugüne kadar ki 7 yıllık iktidar döneminde özelleştirme adı altında satışı yapılmış (aslına bakarsanız peşkeş çekilmiş) kamu kurumlarının özelleştirilmesinden sağlanan gelir 40 milyar dolar. Aldığımız borca karşı yıllık ödediğimiz ana para harici sadece faiz miktarı yıllık 53 milyar dolar. Ne yapar 7 yılda 53 x 7 = 371 milyar dolar. Hadi diyelim ki her yıl aynı rakamlarla gitmedi bu 300 milyar dolar olsun, bilemediniz biraz insaf edelim,tolerans tanıyalım, torpil geçelim bu iktidara 200 milyar dolar. Neyimiz var neyimiz yok satıyoruz 7 yılda geliri 40 milyar dolar, yine aynı dönemde ödediğimiz faiz 200 ile 400 milyar dolar arası bir rakam. Nerde kaldı denk bütçe. Bize bu ülkede matematiği böyle öğretmediler. Sanırım bunlar matematiği ABD de öğrendiler. Çünkü bu iktidarın hesapları hep ABD hesabıyla örtüşüyor. Terörün maddi boyutlarına bakarken bunları da göz önünde bulundurmanın A-KE-PE liler içinde yararlı olacağını düşünüyorum. Bugün A-KE-PE lilerin zihniyeti, 20. yüzyılın ilk yarısında Filistin halkının makuz talihini, 21. yüzyılda Türkiye’ye yaşatmak isteyenlerin söylemleriyle eş değerdir.
Ayrıca teröre 30 yılda harcadığımız paranın yarısını bu iktidar döneminde sadece faize harcamışız.
Kaldı ki SÖZ KONUSU VATANSA, GERİSİ TEFERRUAT’tır. Yani paramızda, malımızda, canımızda mevzu bahis değildir. Aynı Çanakkale’de, İnönü’de, Sakarya’da KURTULUŞ SAVAŞINI silahsız, mermisiz kazanan ecdadımızın bize bıraktığı miras gibi. Biz miras olarak bu vatanı KURTULUŞ SAVAŞI veren ecdadımızdan aldık. 3 kuruşa vatan toprağını satan şuursuzlar ancak FİLİSTİN gibi bir milletin mirasçıları olabilirler.
Pislik siyaseti ise başbakanın eşinin 3 yıl önce bir hastaneye türbanıyla giremediği için bugün bunun intikamını halkından almaya çalışan sayın başbakanın güttüğü siyasettir. Çevresine rant sağlayan A-KE-PE teşkilatının güttüğü siyasettir. Kendi yandaşlarını zenginleştiren ve halkı sefalete iten iktidarın güttüğü siyasettir. Karış karış vatan toprağını satan iktidarın güttüğü siyasettir. Türk ulusunun haklarını koruyamayıp, Filistinin haklarını savunan başbakanın güttüğü siyasettir. Rasmussenin Peygamberine hakaretini içine sindirip, sonra bu şahsı NATO Genel Sekreteri seçilmesini içine sindiren başbakanın siyasetidir. Aydın İl Başkanını kendine ikinci Peygamber benzetmesi yaptığı için ödüllendirip, il genel meclisine sokan başbakanın siyasetidir. TEKEL işçilerini açlıkla tehdit eden başbakanın ve Maliye bakanı Şimşek in siyasetidir. TEKEL işçilerine, siz bizim şartlarımızda çalışmayacaksanız milyonlarca işsiz var bu ülkede deyip; iktidarın yarattığı işsizler ordusuyla gurur duyan başbakanın siyasetidir. TEKEL işçilerine yetimin hakkını size yedirmem, ancak ben yerim diyen başbakanın siyasetidir. Kamu kurumlarında kadrolaşmaya giden A-KE-PE nin siyasetidir. O yüzden bu başlığı ancak A-KE-PE zihniyetinde biri atabilirdi. PİSLİK SİYASETİ… iktidar bu kadar pisliğe gömülmüşken bu başlığı ancak sizler atabilirdiniz. Bizim de bu yazımızın başlığı SİZİN TEMİZ SİYASETİNİZDEN SIKILDIK ARTIK olsun.
Sanırım Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Teşkilatı da partisini sindirmeye çalışanlara en kısa sürede bir basın açıklaması ile cevap verecektir diye umuyorum. Türkiye nin her bölgesindeki teşkilatlar bugün çalışmayacaklarda ne zaman çalışacaklar yoksa.
Not: Bu yazı sizden gelen haberler bölümüden alınmış olup
vurgun yeri
kurtulus_gunu@windowslive.com
06.02.2010 14:22:45
kişi ve tarihinde yazılmıştır. Sizden gelen ilk haber olduğu için yayınlandı, ama mümkünse gerçek isim kullanmalısınız aynen bizim yaptığımız gibi aksi taktirde gerçekliğini kaybediyor ve olumsuz bir tepki yaşanırsa silinecektir. Ama isminiz ve mail adresiniz doğru olsaydı asla silinmezdi. bir dahaki sefere sahte isimle yapılan haberler yayınlanmacaktır.